İstanbul’da yaşayan birçok farklı kültürün insanı TEMAS ediyorlar mı? Tarihimizde olumlu sonuçlarını gördüğümüz toplumsal birliktelik ve paylaşma kentin doğru noktalarında tasarımlanacak gösteri mekanlarında (ya da buluşma mekan ve anlarında gelişebilir, hatta yeni bir boyut kazanabilir mi?Esra Fidanoğlu, Emre Koyuncuoğlu, Ahmet Önder, Ceren Balkır Övünç önderliğinde İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Bölümü ile Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatı Bölümü Kültür Dersleri başlığı altında verilen “Farklı alanlar için Oyun Yazarlığı” dersi öğrencileri bir araya gelerek bu soruların cevaplarının araştırılması çalışmasına Ekim 2007 de başlamışlardır. Mimarlık, edebiyat, gösteri sanatları, akademik eğitim ve sofra kültürünün İstanbul ve İstanbullunun gündelik yaşamındaki etkileri araştırılmaktadır.
İstanbullular arasındaki TEMASın gerçekleşmesi için, Haliç çevresinde TEMAS mekanları oluşturulacak ve geleneksel sofra kültürünün çağdaş gösteri sanatları alanında yorumlandığı performanslar ile ilk buluşma sağlanacaktır.
TEMAS mekanları, gösteri sanatlarının -en temel dinamiği olan- insana açıldığı, iletişimin, yaratıcılığın ve katılımın teşvik edildiği, yaşam kalitesi yüksek nitelikli bir toplum olmaya doğru değişim/dönüşümü kolaylaştırıcı bir mekanizma olarak düşünülmektedir. Aynı anda hem sanat ve kültür altyapısını, hem de sosyal ve hizmet altyapısını desteklemektedir. Yalnızca kentlinin gündelik yaşam akışına tutunmaları açısından değil, aynı zamanda kentsel ağlara fiziksel olarak bağlanmaları ve inşa edildikleri malzemelerin özellikleri bağlamında sürdürülebilirlik potansiyeli taşımaktadır. Bu potansiyel, mimari tasarıma çok programlılık bağlamında yaklaşarak farklı birçok etkinliğin (çağdaş sanatsal paylaşım, deprem kriz yönetimi, eğitim, sergi, vs.) gerçekleştirilebileceği TEMAS noktaları ile açığa çıkartılabilecektir.
Tiyatro, sinema, gösteri salonu, kültür merkezi gibi türdeşlerinden TEMAS ı ayıran en önemli özelliği, işte bu geçici, çok programlı ve kentliye açık yapısıdır.
TEMAS, Türkiye için iki ilki içermektedir:
İlk kez İstanbul Kültür Üniversitesi çatısı altında mimarlık lisans eğitimi sürecinde öğrenci tarafından üretilen mimari projelerin uygulanması söz konusu olmaktadır. Yalnız mimarlık öğrencilerinin tasarımlarının gerçekleşmesi deneyiminin getireceği başarı değil, aynı zamanda kentsel bir problemin doğrudan akademik yaşamın bir parçası haline getirilmesi önemlidir. Belirli bir mekansal yaklaşımın kentte yaratacağı etki doğrudan gözlemlenecek, elde edilecek sonuçlar mimarlık alanına katkı sağlayacaktır.
İlk kez Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatı Bölümü çatısı altında bir kültür dersi olarak sahne dışı kentsel alanlar için oyun yazımı dersi açılmaktadır. Yeni oyun yazarlarının farklı mekan ve koşullar için oyun yazması ve seyircinin ve oyunlarında kentlinin problematiğine öncelik tanıması özendirilmektedir. Yeni bir gösteri sanatları/tiyatro alanı hem izleyici için, hem de sanatçılar için teşvik, üretim ve deneyim olanağı oluşturmaktadır.
Kentte/sokakta buluşulabilir/oyun oynanabilir. Kentli hem oyuncu, hem de seyircidir, her yerdedir. Paylaşım şimdi ve buradadır.